2 Eylül 2008 Salı


I 01.09.2008 Babacan: Kafkasya krizi diplomatik araçlar ile çözülmelidir .

Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Rusya ve Gürcistan arasında yaşanan Güney Osetya ve Abhazya krizinin diplomatik yollar ile çözülmesi gerektiğini açıkladı.

Bugün, Gürcistan Dışişleri Bakanı Eka Tkeşelaşvili’yi İstanbul’da kabul eden Babacan ikili görüşmeler sonrası yaptığı basın açıklamasında Kafkasya’da yaşanan krizi detaylı olarak ele aldıklarını, Güney Osetya ve Kafkasya sorunun sadece barışçıl yollar ile çözülmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Gürcistan’ın toprak bütünlüğüne önem verdiğini ve iki ülke arasında hem ekonomik hem de siyasi ilişkilerin son derece geliştiğinin altını çizen Babacan, “Krizin çözülmesi için tarafların soğuk kanlılıkla hareket etmesi gerekiyor. Kafkasya’daki barış ortamı hepimizin geleceğini oluşturacaktır ” diye konuştu.

Türkiye’nin bu amaçla 11 Ağustos tarihinde Kafkasya İşbirliği ev İstikrar Platformu kurulmasını önerdiğini kaydeden Babacan, Türkiye’nin bölgede barışın sağlanması için elinden geleni yapacaktır” dedi.

Gürcistan Dışişleri Bakanı Tkeşelaşvili ise Rusya’nın Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanıyarak uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiğini ve bölgede yayılmacı bir politika izlediğini belirtti.

Gürcistan’da bugün yaşanan problemin Avrupa’nın geleceğini ilgilendirdiğini kaydeden Tkeşelaşvili, bugün tüm dünyanın Rusya’nın krizin çözülmesi için üstüne düşen görevleri yapmasını beklediğinin altını çizdi.

Krizin çözülmesi için Rusya ordusunun Gürcistan topraklarından derhal çıkması gerektiğini ifade eden Tkeşelaşvili, ayrıca Rusya’nın iki taraf arasında imzalanan barış antlaşmasına da uyması gerektiğini sözlerine ekledi.

(Rusya.ru)


Yorum tarihi: 01.09.2008
Yorum:
Bugün yaşanan sorunlar ,Yeni bir dünya düzeni’nin doğuş ve kuruluş sancılarıdır.Söz konusu olan Yeni Dünya Düzeni, ne NEOCON’ların tahayyül ettiği, tek kutuplu bir yeni dünya, ne de dün yaşanan iki kutuplu bir dünyadır. Artık içinde yaşadığımız Sistem’in dayattığı ve odağında İNSAN’ın yer aldığı yepyeni bir dünyadır, söz konusu olması gereken.
Bugüne kadar,içinde yaşaya geldiğimiz sınıflı toplumun,GÜÇ İLİŞKİLERİNE dayalı, köleci, feodal,burjuva tüm kurum, kural ve değerlerle bezediğimiz dünyamızda, artık MİYADINI doldurdu, aşılıyor.Ve SİSTEM’in geldiği bu evre gereği, geçmişe bağlı tüm değerler, kavramlar ve kurumlar sorgulanıyor.Güç ilişkilerinin ve çatışmalarının yarattığı sorunların,gene güçle,güçler ittifakıyla aşılamayacağı anlaşılmaya başlıyor.Çözülemeyen sorunlar, her zamanki gibi dondurulmaya çalışılıyor.Çifte standart denen, nalıncı keserini,tarafların ellerinden bırakmadan, süreci kendinlerinin çıkarına yontmaya uğraşıyorlar..Sonuçta insanlar ölüyor. Bin bir zorlukla oluşturdukları tüm varlıkları yok oluyor. Kime ne? Benim insanım,senin insanın çatışmasında, olan İNSAN’a oluyor.
Kendilerinin katılmadığı ve kendileri hakkında başkalarının karar verdiği bir dünyada,Kafkas halkları da,diğer tüm halklar gibi yaşamak zorunda kaldıkları gerçekliklerden,uygulamaya çalışılan standartlardan İnsan olarak çok yıprandılar,yoruldular.Fakat kararlılıklarından ve insan onurlarından asla hiçbir şey kaybetmediler. Çünkü onları yaşatan, TÜM İNSANLARLA BİRLİKTE içinde İNSAN olarak YAŞAYACAKLARI, YARATACAKLARI ve VAR OLACAKLARI, YEPYENİ bir dünya hayalidir.

yurdaer erşan

Hiç yorum yok: