24 Temmuz 2008 Perşembe

KORKMUYORUZ AMA

İNSAN OLARAK UTANIYORUZ!..


Birbirimizi boğazlayarak, kanlı savaşlarda birbirimizi budayarak, yarattığımız İki kutuplu, gerilimli bir dünyayı,ağır kayıplar vererek paylaştık ve yıktık.
Tek kutupluluğun, şiddet ve baskının kol gezdiği , kartallar ve güvercinlerin birbirine karıştığı, birbirini kırdığı ,çifte standartın siyasetin temeli olduğu bir dünyadayız hala.Ama korkmuyoruz.
İnsanlığın yaşadığımız bu son yüzyılında, Küreselleşen bir sistemin odağına İNSANI aldığı bu evrede; umudumuz,kutuplardan arınmış, bütünlenmiş, insanca, insan gibi ve artık insan olarak yaşayacağımız bir dünya. Onu özlüyoruz. Onun için de hala savaş çığlıkları atanlarımızdan utanıyoruz..
Bir yanında Gürcistan, bir yanında Rusya…Önü deniz, Karadeniz…Arkası Kaf DAĞI..Dağın eteğinde bir ülke Abhazya…
Dağ gibi dimdik, insan gibi yaşamak için direniyor ve sesleniyor tüm çağdaş, barış yanlısı, dünyanın bütün çiçekleriyle bir arda yaşamaktan mutlu olacak insanlara, yapılara ,kurumlara ve devletlere; Tanıyın Abhazya yı tıpkı Kosova gibi. Kosovanın bağımsızlığını tanıyan ülkelerin yönetenleri, bu olanağı sağlayan Uluslararası Hukuk kurallarını birde Abhazya için,oradaki insanlar için okuyun…
Tutkularının, çıkarlarının uğruna, dün olduğu gibi bugün de insan soyunu kıyama uğratmaktan çekinmeyenleri; bir an durup aklının ve yüreğinin artık duymadığı ,kaybettiği sesini, dinlemeye çağıralım.
Birbirimizin aklının ve yüreğinin sesini dinleyelim. Yirmibirinci yüzyıl insanına yaraşır bir biçimde, sorunlarımızda çözümsüzlüklere savaş değil, ortak aklın,aklımızın ışığında, empatiyle yaklaşarak, diyalogla, barış içinde çözüm üretelim.Tek taraflı kararla ve güçle dayatma, hep çözümsüzlüktür. Savaştır. İnsan için utançtır.
Unutmayalım, insan için en önemli hak; yaşama hakkıdır.YAŞAMAKTIR!..


yurdaer erşan