I 20.08.2008 Alman basını NATO'yu eleştirdi.
NATO'nun aldığı "Rusya ile ilişkileri soğutma kararı" Almanya'da farklı tepkilere yol açtı. Büyük gazeteler özetle şu değerlendirmeleri yapıyor.
-FRANKFURTER ALLGEMENIE ZEITUNG
“Batı, Kremlin karşısında sertleşmeye başladı. Hatta Almanya’nın hükümet sözcüsü Rusya ile ilişkilerde önemli bir dönüm noktasına gelindiğini söyledi. Rusya’nın siyasi ve askeri uzlaşmazlığını bu kez de Kafkasya’da sergilemesi Avrupa Birliği’ni inandırıcılık sınavına soktu. Bölgenin siyasi ve ekonomik istikrara kavuşturulması amacıyla AB tarafından bir plan hazırlanması yanlış olmaz. Ama daha önemlisi NATO üyelerinin ittifakın doğu sınırları konusunda mutabakata varmalarıdır. Moskova bir kez daha ittifakın bütünlüğünü sınıyor. Çünkü NATO içindeki çatlakların Soğuk Savaş’tan sonra büyüdüğünün farkında.”
-SÜDDEUTSCHE ZEITUNG
“Rusya’nın işgalle aşağıladığı Gürcistan’ın bağımsızlık ve hürriyet garantisine her zamankinden çok ihtiyacı var. Almanya Başbakanı bu görevin NATO’ya düştüğünü düşünmekte haklı. Rusya, devletler hukukunu ayaklar altına alan bu askeri macerayla, belli bir nüfuz bölgesinin süper gücü olarak serbest hareket etme hakkını vurgulamış oldu. NATO, buna karşı çıkmadığı takdirde Gürcistan’dan çok daha fazlasını kaybeder. NATO Dışişleri bakanları, Brüksel buluşmmasında Rusya’ya açık mesaj göndermeye mecburlar. Rus birliklerinin tahrip ettiği askeri altyapının da NATO’nun yardımıyla yeniden kurulması gerekiyor.”
-WESTDEUTSCHE ZEITUNG
“Almanya Fransa ile birlikte, tehditkar tavır takınmamak şartıyla taraflar üzerindeki baskıyı arttırmalıdır. Gürcistan’a NATO perspektifi sunmak hiçbir sorunu çözmeyeceği gibi Rusya’ya yöneltilmiş ağır bir tehdit de olur. Aksine, geleceğin askeri çatışmaları Rusya ile NATO arasındaki yeni soğuk savaşı sıcak savaşa dönüştürebilir. Sayın Saakaşvvili için buna değmez.”
(AB Haber)
Yorum:
Yorum tarihi: 20.08.2008
Güç ilişkilerinin ve çıkar kavgalarının hala egemen olduğu günümüzde,küreselleşen ve bütünlenmekte olan bir dünyadan bahsedebilir miyiz?.Yeniden kutuplar yaratmak, salt kendi çıkarını kollamak için sağa sola saldıran,birbirini tehdit eden, kapışan, yeniden SOĞUK ŞAVAŞ naraları atan, büyük güçlerin hegemonyasında bu sistem nasıl bütünlenir?Bütünlene bilir mi ? İnsanı odağına koyduklarını söyledikleri Sistem, eski anlayış, yapı, kurum ve Hukukla yürüyebilir mi? Demokratikleşme,artık sistemin temel sorunuyken, her türlü sosyal birlikteliğin, kendisi hakkında karar verme hakkını gasp edenler, hangi Uluslararası Hukuka dayanırlar.Güçlü olanın haklı olduğu anlayışı, hala çağ dışı değilse, bu bize ,insana guguk değil mi?Sistemin gelişimine köstek olan tüm bu kurum ve anlayışların FEODAL niteliği,ne zaman aşılacak.Doğrudan, katılımcı demokrasinin, ,uygulanması gereğini, Sistemsel yapının işleyişinin dayattığı bir evrede, temsili demokrasinin bile yozlaştırıldığı günümüz de sosyal, ekonomik, ekolojik ve yapısal krizler neyin işareti. Hukuksuzluğun,diyalogsuzluğun, sistemin iki adım ilerisini görememenin değil mi?Sürekli KORKU yaratarak, korkunun ticaretini yaparak, insanları damda tutmak anlayışı,BİLGİ ÇAĞI ile bağdaşır mı?
NATO'nun aldığı "Rusya ile ilişkileri soğutma kararı" Almanya'da farklı tepkilere yol açtı. Büyük gazeteler özetle şu değerlendirmeleri yapıyor.
-FRANKFURTER ALLGEMENIE ZEITUNG
“Batı, Kremlin karşısında sertleşmeye başladı. Hatta Almanya’nın hükümet sözcüsü Rusya ile ilişkilerde önemli bir dönüm noktasına gelindiğini söyledi. Rusya’nın siyasi ve askeri uzlaşmazlığını bu kez de Kafkasya’da sergilemesi Avrupa Birliği’ni inandırıcılık sınavına soktu. Bölgenin siyasi ve ekonomik istikrara kavuşturulması amacıyla AB tarafından bir plan hazırlanması yanlış olmaz. Ama daha önemlisi NATO üyelerinin ittifakın doğu sınırları konusunda mutabakata varmalarıdır. Moskova bir kez daha ittifakın bütünlüğünü sınıyor. Çünkü NATO içindeki çatlakların Soğuk Savaş’tan sonra büyüdüğünün farkında.”
-SÜDDEUTSCHE ZEITUNG
“Rusya’nın işgalle aşağıladığı Gürcistan’ın bağımsızlık ve hürriyet garantisine her zamankinden çok ihtiyacı var. Almanya Başbakanı bu görevin NATO’ya düştüğünü düşünmekte haklı. Rusya, devletler hukukunu ayaklar altına alan bu askeri macerayla, belli bir nüfuz bölgesinin süper gücü olarak serbest hareket etme hakkını vurgulamış oldu. NATO, buna karşı çıkmadığı takdirde Gürcistan’dan çok daha fazlasını kaybeder. NATO Dışişleri bakanları, Brüksel buluşmmasında Rusya’ya açık mesaj göndermeye mecburlar. Rus birliklerinin tahrip ettiği askeri altyapının da NATO’nun yardımıyla yeniden kurulması gerekiyor.”
-WESTDEUTSCHE ZEITUNG
“Almanya Fransa ile birlikte, tehditkar tavır takınmamak şartıyla taraflar üzerindeki baskıyı arttırmalıdır. Gürcistan’a NATO perspektifi sunmak hiçbir sorunu çözmeyeceği gibi Rusya’ya yöneltilmiş ağır bir tehdit de olur. Aksine, geleceğin askeri çatışmaları Rusya ile NATO arasındaki yeni soğuk savaşı sıcak savaşa dönüştürebilir. Sayın Saakaşvvili için buna değmez.”
(AB Haber)
Yorum:
Yorum tarihi: 20.08.2008
Güç ilişkilerinin ve çıkar kavgalarının hala egemen olduğu günümüzde,küreselleşen ve bütünlenmekte olan bir dünyadan bahsedebilir miyiz?.Yeniden kutuplar yaratmak, salt kendi çıkarını kollamak için sağa sola saldıran,birbirini tehdit eden, kapışan, yeniden SOĞUK ŞAVAŞ naraları atan, büyük güçlerin hegemonyasında bu sistem nasıl bütünlenir?Bütünlene bilir mi ? İnsanı odağına koyduklarını söyledikleri Sistem, eski anlayış, yapı, kurum ve Hukukla yürüyebilir mi? Demokratikleşme,artık sistemin temel sorunuyken, her türlü sosyal birlikteliğin, kendisi hakkında karar verme hakkını gasp edenler, hangi Uluslararası Hukuka dayanırlar.Güçlü olanın haklı olduğu anlayışı, hala çağ dışı değilse, bu bize ,insana guguk değil mi?Sistemin gelişimine köstek olan tüm bu kurum ve anlayışların FEODAL niteliği,ne zaman aşılacak.Doğrudan, katılımcı demokrasinin, ,uygulanması gereğini, Sistemsel yapının işleyişinin dayattığı bir evrede, temsili demokrasinin bile yozlaştırıldığı günümüz de sosyal, ekonomik, ekolojik ve yapısal krizler neyin işareti. Hukuksuzluğun,diyalogsuzluğun, sistemin iki adım ilerisini görememenin değil mi?Sürekli KORKU yaratarak, korkunun ticaretini yaparak, insanları damda tutmak anlayışı,BİLGİ ÇAĞI ile bağdaşır mı?
yurdaer erşan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder