KAFKASEVİ
Büyükelçi İlkin: ‘Türkiye Gürcistan'ın Toprak Bütünlüğünü Destekliyor’
Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) "Türkiye'nin sesi olmak üzere girdiğini, başkasının sesi olarak girmediğini" belirtti.
Büyükelçi İlkin, Türkiye'nin 1 Hazirandan itibaren BM Güvenlik Konseyi (BMGK) başkanlığını üstlenmesi dolayısıyla Türkevi'nde bir araya geldiği Türk gazetecilerin, BMGK'nın gündeminde bulunan konularla ilgili sorularını yanıtladı.
Türkiye'nin BMGK başkanlığında, konseyin gündemindeki tüm konularla ilgilendiğini belirten İlkin, bir soru üzerine, Türkiye'nin öncelikli dış politikaları kapsamında, bu ay BMGK'nın gündemine, Gürcistan'daki BM gücü, Kosova, Irak, Afganistan gibi, Türkiye'nin yakın çevresindeki konuların geleceğini ve bu konuların zaten Türkiye'nin her an gündeminde olduğunu kaydetti.
Büyükelçi İlkin, bir başka soruya karşılık, Türkiye'nin diğer BMGK ülkeleriyle görüş alışverişinde bulunduğunu, görüşlerinin bazı konularda örtüştüğünü, bazı konularda farklı olduğunu düşündüğünü belirterek, şöyle devam etti:
"Türkiye BMGK'ya Türkiye'nin sesi olmak üzere girdi, başkasının sesi olarak girmedi. Bunu başından beri yöneticilerimiz de, bakanlarımız da söyledi. Biz ne doğruysa, neyin doğru olduğuna inanıyorsak onu savunuyoruz ve saygınlığımızı muhafaza edebilmemiz de bununla irtibatlı."
Büyükelçi İlkin, BMGK'da 5 aydır yer alan Türkiye'nin inandığını söylediğini, verdiği sözün arkasında durduğunu ve bunu BM'de herkesin bildiğini ifade ederek, Türkiye'nin BMGK'daki bu tutumunu devam ettireceğini vurguladı.
"Başkasının adına konuşacak değiliz, biz orada bir tek Türkiye adına konuşuruz" diyen İlkin, Türkiye'nin belli konularda belli politikaları bulunduğunu ve kendisinin görevinin de bunları uygulamak olduğunu belirtti.
Büyükelçi İlkin, bir soru üzerine, gelecek yıl Türkiye'nin yine BMGK dönem başkanlığı yapmasının beklendiğini de kaydetti.
GÜRCİSTAN'DAKİ BM GÜCÜ
Gündemdeki değişik sorunlarla ilgili açıklamalarda bulunan Büyükelçi İlkin, Gürcistan konusundaki soru üzerine, geçen yaz bölgede çıkan çatışmalardan sonra oradaki BM gözlemci gücünün hangi sıfatla ve hangi şartlarla görevine devam edebileceği konusunun ortaya çıktığını ve Genel Sekreter Ban Ki-mun'un BM'nin Gürcistan'daki varlığının bundan sonra nasıl olacağı konusunda bir rapor yayımladığını belirtti.
Rusya, ABD ve "Gürcistan'ın dostları grubu" ülkelerinin bir karar tasarısı üzerinde çalıştıklarını bildiren İlkin, karar tasarısının kabul edileceğini umduklarını, çünkü oradaki BM gözlemci gücünün görev süresinin 15 Haziranda sona ereceğini söyledi.
Türkiye'nin Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediğini belirten İlkin, Türkiye'nin, bölgede yeniden gerginlik ve çatışma çıkmasını kesinlikle istemediğini kaydetti.
Büyükelçi İlkin, BM gözlemcilerinin bölgede bulunmasının yeni bir çatışma ihtimalini çok azaltacağını ifade ederek, BM gücünün bölgede bulunmaması durumunda Güney Osetya, Abhazya, Rusya birliklerinin Gürcü birlikleriyle yine karşı karşıya gelebileceklerini söyledi.
Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi İlkin, Türkiye'nin bu çerçevede Gürcistan'daki BM gücünün mevcudiyetini devam ettirmesini istediğini belirtti.
Türkiye'nin BMGK dönem başkanlığı 1 Temmuzda sona erecek. (AA) Türkiye | yazdır | 03 / 06 / 2009
Yorumlar:
TÜRKİYENİN SESİ
Dünyanın kendisi, bir sistemin parçası olduğu gibi, üzerinde varolan herşey de, birbirleriyle ilişkilerinde birer sistemsel yapılanmadır. İnsanın içinde yer aldığı ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel vb.tüm yapılanmalar da bir sistemsel bütünlüktür. Her sistemsel yapılanmada belirleyici olan hegemon güçtür.İçinde yer aldığımız ekonomik yapılanmayı bütünüyle içeren sistemsel yapılanmada da belirleyici olan, hegemonyasını sürdüren güçtür.Bu güç ilişkileri düzeninde, tüm güç odaklarının olduğu gibi bizim de sesimizi belirleyen bu hegemon güçtür. Güçler hiyerarşisi içinde yer aldığımız blokta, stratejik ortaklarımıza akortludur sesimiz. Onlarla ortak çıkarların sesidir sesimiz.Aksi olamaz.Olursa da, o güç blokunda yerimiz olmaz. Güç ilişkilerinin reel dünyasının gerçeği budur.Ama, yepyeni bir evreye giren, odağında insana yere vermek zorunda olan, krizlerle insanlara, toplumlara ağır bedeller ödeten ve böylece kısa sürelerle kendini yenileyen, onaran sistemin, artık onu zorlayan yapısal sorunlarıyla trak dediğinin de farkında olmalıyız. Bugün,sistemin yepyeni bir evresinin eşiğinde olduğumuzu kavrayabilirsek, sesimiz değişir.Bloklardan birine akortlu bir ses olmaktan çıkar ve kendi sesimiz olur. İnsan olarak kendimize, toplumumuza, dünyaya ve geleceğe, sistemin dayattığı yepyeni bir vizyonla bakabilirsek eğer, sesimiz yankı bulur.Sistem, özel ve özgün sesleriyle diyalog içinde olan insanların, toplumların ve de insan gibi yaşamak isteyen herkesin, birlikte yaratmaya koyulduğu, insanca yaşanır bir dünyanın motoru olur. yurdaer erşan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder